30 Eylül 2025 · AV. BARIŞ FARSAKOĞLU · Güncellendi 4 Mayıs 2026

AYM'nin Caner Şafak Kararı: Mülkiyet Hakkında Yeni Bir Dönüm Noktası

Genel Değerlendirme

¶1Anayasa Mahkemesi, Caner Şafak'ın başvurusunda Anayasa'nın 35. ve 40. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Karar, "pilot karar" niteliğinde olup, benzer davaların çözümü için kapsamlı yasal değişiklik önerisini içermektedir.

¶2Başvurucu, 2010 yılında özel bir bankaya karşı 48.854 TL tutarında ipotekli kredi takibi başlatmış; borçlu, yıllar süren yargı süreci sonunda 2020'de 119.114,76 TL ödemiştir. Başvurucu, ödenen yasal faizin enflasyon karşısındaki değer kaybını telafi etmediğini ileri sürerek 100.000 TL tutarında munzam zarar davası açmıştır.

Hukuki Analiz

¶3Kararda esas alınan anayasal hükümler arasında Anayasa'nın 35. maddesi (mülkiyet hakkı) ve 40. maddesi (etkili başvuru hakkı) başlıca rol oynamıştır. Mahkeme, mülkiyet hakkının enflasyon karşısında korunması yükümlülüğünü yinelemiş ve bu hakkın korunamamasının etkili yargı yoluyla giderilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

¶4Kararda ayrıca 3095 sayılı Kanuni Faiz Kanunu3095 sayılı Kanun · RG 19.12.1984Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin KanunKanuni faiz ve temerrüt faizi oranlarını düzenler. Kanuni faiz oranı, 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026 tarihinde değişerek TCMB reeskont oranına bağlanmıştır.mevzuat.gov.tr ile 6098 sayılı TBK'nın 122. maddesi gibi yasal düzenlemelere atıfta bulunulmuş; mevcut faiz oranlarının enflasyon kaybını karşılamada yetersiz kaldığı tespit edilmiştir.

Toplumsal Etkiler

¶5Karar, mülkiyet hakkının salt kağıt üzerindeki değeriyle değil, fiili alım gücüyle değerlendirilmesi gerektiği algısını güçlendirmiştir. Kararda TBMM'ye 6 aylık süre tanınmış olması, kamu otoriteleri açısından radikal bir mesajdır.

Mülkiyet Hakkı Odaklı İnceleme

¶6Türkiye Anayasası'nın 35. maddesi ile çerçevelenen mülkiyet hakkı, AİHS Ek 1 No'lu Protokol 1. maddesi ile de benzer şekilde korunmaktadır. AYM, mülkiyet hakkının sınırlandırma ölçütünü, hakka katlanılabilir bir denge sağlayacak şekilde yorumlamış; açıkça enflasyonu göz ardı eden mevzuatın bu standartlara uymadığını ortaya koymuştur.